Son dönemde ardı ardına yaşananlar bana pek normal gelmiyor. Fatih Altaylı'nın mantık ve tarihsel gerçeklikten uzak bir benzetmeyle, tıpkı Yeni Parti gibi Çerçeve Yasa'ya şaşırtıcı bir destek vermesi; Onlar TV ekibinin memleket yangın yeriyken haftalarca tatile çıkıp son yayınlarında Bennu Gerede'nin dildo kolyesini konuşması rastlantı olamaz. Murat Ağırel'in dosyalarının hemen ardından yıllardır dokunulamaz denilen Süleymancılara operasyon yapılması ve Melih Gökçek hakkında aniden soruşturma açılması ise sıradan bir adalet mekanizmasından ziyade sahnelenen bir takvimin işletildiğini düşündürüyor.
Siyasetin merkezinde de benzer bir savrulma var. Yeni Parti ve Özgür Özel’in iki yıldır sürdürdüğü tutarlı ve şeffaf tavrın bir anda tersyüz olup adeta bir Yeni AKP gibi davranmaya başlamaları; diğer tarafta İYİ Parti ve Zafer Partisi’nin ittifak yapmak veya hiçbir şey yapmamak varken, Yeşilçam usulü bir turşu kavgasıyla birbirine girip milliyetçi seçmeni başsız tavuğa çevirmeleri tesadüf değil. Eşzamanlı olarak Takış’ın eski bir dostu eliyle özel hayatının ifşa edilip ardından da tutuklanması, futbol kulüplerinin sansasyonel ve astronomik transferleri, Netanyahu’nun Türkiye’yi açıktan tehdit edip dünya kamuoyundan siktiri yemesi derken toplumun dikkati ustalıkla dağıtılıyor.
İnsan bu kadar saçmalığı gün boyu izleyince haliyle gece rüyasına da giriyor. Dün gece rüyamda Özgür Özel’i çocukluğumun geçtiği evde evire çevire dövüp, ensesinden tuttuğum gibi kapıda bekleyen basın mensuplarının önüne atıyordum. Belli ki gördüklerim, duyduklarım, bildiklerim, bilmediklerim, sorduklarım, sustuklarım ve aklımdan geçenler uykuda bile peşimi bırakmıyor.
> Birileri devlete bir yol çizdi. Demokrasinin iki güçlü kanadı olan medya ve siyaset de buna ışık hızında entegre olup üçüncü ve en önemli kanat olan millet üzerinden bir rıza ve ikna çabası içine girdiler.
Mesele sadece İmralı’daki derin katil değil. Mesele Kandil’deki derin yapılanma da değil. Bunlar zaten bu devletin her zaman birer aygıtıydı; dertleri de hiçbir zaman Kürt meselesi falan olmadı. Başka bir amaç var; Murat Ağırel gibi bir adama ikidir sipariş haber yaptırıyorlar.
Benim tahminim; birinin uç beyliği bitti, beylerbeyliği başladı — ya da başlatılmak isteniyor.
50+1 reisliğinden 50+2 beylerbeyliğine uzanan yolda ister istemez bazı izler kalıyor. Önüme çıkan o izlerin bendeki karşılığı da bu yazı oldu.